İmam Musa

Yedinci İmam Musa-i Kazim, 745 yılında doğmuştur ve 799 yılında şehit edilmiştir. Altıncı İmam Cafer-i Sadık'ın oğlu olan yedinci İmam Musa-i Kazım, yaşamı boyunca çok ağır zulümler görmüştür. Musa-i Kazım, Ehlibeyt'in yolunu bütün zulümlere, sapmalara karşın layıkıyla temsil etmiştir. İmam Musa-i Kazım, ataları gibi geceleri tek tek fakirlerin, yardıma muhtaçların evlerini ziyaret eder, onlara gereken yardımı yapmıştır. O da aynı ataları gibi, kendini tanıtmadan, kibirlenmeden yapardı.

Emevi saltanatı yıkılıp yerine Abbasiler geçince, Ehl'i Beyt ve taraftarları rahat edeceklerini sanmışlardı. Kısa bir süre geçmeden Abbasiler de, Emevileri aratmayacak zulümlere başvurmuşlardı. Abbasi yöneticilerinin korkusu, halkın Ehl'i Beyt evlatlarını yönetimde görmek istemesiydi. Kaldı ki; Abbasiler Ehl'i Beyt taraftarları sayesinde, iktidar olmuşlardı.

İktidarlarını başta Eba Müslüm Horasan'i olmak üzere, Ehl'i Beyt önderlerine borçluydular. Çünkü Emevi saltanatını yıkan en önemli darbeyi vuran büyük Alevi önderlerinden olan Eba Müslüm Horasan'dir. Ama ne acıdır ki; Abbasiler başta Eba Müslüm Horasan'j olmak üzere, bir çok kişiyi katletmişlerdir...

Ehl'i Beyt taraftarları Emevi saltanatı yıkılınca, büyük bir sevinç duymuşlardı. Artık inançlarını ve hayatlarını özgürce yaşayacaklarına inanıyorlardı.

Ehl'i Beyt taraftarlarının gücü, iktidarı tek başlarına almaya kafi gelmiyordu. Abbasi'lerle anlaşarak onları iktidara taşıdılar. Vaatlerde bulunan Abbasi'ler iktidarlarını sağlamlaştırınca, anlaşmalara uymadılar.

Abbasi halifesi Harun Reşid döneminde saraydaki ahlaksızlık ve umarsızlık doruğa çıkmıştı. Harun Reşid ve yandaşları lüks ve sefa içinde yaşarken, halk açlıktan kırılıyordu. İmam Müsa-i Kazim etrafında toplanan, düşünce ve ruhen de yoksullaşan halkı iktidarın karanlığına karşı aydınlatmaya çalışıyordu.

Kendi iktidarının tehlikede olduğunu bilen Harun Reşid, Musa-i Kazım'ı zindana attı ve 799 yılında zehirleterek şehit etti.

 

İmam Musa Kazım'dan aktarılan önemli bilgiler:

 -         "...Dedem Hz. Ali buyurdular: Meclisin başında ancak üç sıfata sahip olan kimse oturabilir: Bir şey sorduklarında cevap veren; halkın söz bulup konuşamadığı zaman konuşan; mecliste oturanların maslahatına (amaç) uygun olan görüşü ortaya koyan. Bu üç sıfattan birine sahip olmaksızın, meclisin başında kimse oturamaz..."
 

-         "... Dedem İmam Zeynel Abidin buyurdular: Salih kimselerle oturmak, insanı doğruluğa götürür; alimlerin adabına uymak, aklı çoğaltır; adil yöneticilere itaat etmek, izzetin kemalidir; (ticaretle) malını artırmak ise, yiğitliğin kemalidir. istişare edene, doğru yolu göstermek, nimetin hakkını eda etmektir..."
 

-         " ... Akıllı kimse, isteğine uygun olsa bile yalan söylemez...
 

-         …Zamandan ve ehlinden öğüt al. Çünkü zaman hem kısadır, hem de uzun. Dünyanın geleceği geçmişine benzer; öyleyse ondan ibret al... 
 

-         .. Bütün insanlar yıldızları görür; ama yıldızların rotası ve dönüş yerlerini bilenden başkası onlara bakıp kendi yolunu bulamaz. Böylece sizler de hikmet öğreniyorsunuz, ama onunla amel edenlerden başkası hidayete erişemez.
 

-         Emaneti eda etmek ve doğruluk, rızık getirir. Hıyanet ve yalan, fakirlik ve nifak doğurur.
 

-         Kendinle kardeşin arasındaki saygınlığı yok etme; ondan birazını baki bırak. Çünkü saygınlığın yok olması, hayanın yok olmasıdır.
 

-         Güçsüze yardım etmen en iyi sadakadır. 
 

-         Zulmün zorluğunu, (ancak) zulme uğrayan kimse anlar... " 
 

 

Musa-ı Kazim'dan kuruldu erkan

Şah İmam Rıza'dır Pir-i Horasan

Taki ile Naki Mümine iman

Söylersen Muhammed-Ali'den söyle

 

-Genci Abdal-

 

 

copyright 2013.AVF Alevi Vakıfları Federasyonu. | literalwebdizayn

Paristan Bayan Giyim

Elazığ Oto Kiralama