İmam Ali Rıza

Sekizinci İmam Ali Rıza 770 yılında doğmuştur. 818 yılında diğer atalarının yolundan sapmadığı için, toplumun da yanlışa sapmasını engellediği ve haksızlıklara karşı olduğu için, şehit edilmiştir. Sekizinci İmam Ali Rıza ecdadlarının aydınlık yolunu insanlığa sunmak için, yaşamı boyunca çalışmıştır.

Toplumdaki ayrılık ve bölünmeleri gideren... açları doyuran... sefalet çekenlere yardım eden... korkanları esenleştiren İmam Rıza; iyilik sever, mert ve cömert bir kişiliğe sahipti. İmam Rıza ufku geniş, sadakası bol ve gönlü zengin, Abbasiler döneminde yaşayan, bilge bir insandı.

Abbasi halifesi Harun Reşid kendisinden sonra devlet yönetimini iki oğlu arasında paylaştırdı. Bu oğullardan Mem-un Ehl'j Beyt yanlısıydı. İmam Ali Rıza'yı hilafete veliaht atadı. Bu durum Abbasi ileri gelenleri tarafından isyana sebep oldu. Mem-un İmam Ali Rıza'yı yanına alarak, isyanı bastırmak için yola koyuldu.

Bu yolculuk sırasında İmam Ali Rıza yediği yiyeceklere zehir konulması sebebiyle, şehit düştü. Mem-un'un buradaki rolü daha günümüzde bile tam olarak anlaşılamamıştır. Ama anlaşılan bir şey var. O da; İmamlara karşı olan zalimlerin, sapmışların, nifak sahiplerinin karşısında olduğudur. Bütün İmamlar karanlığa karşı ışığı, zalimliğe karşı adaleti, yanlışa karşı doğruyu, saplantılara karşı hakikati temsil ediyorlardı. Bu durum zalimlerin, saltanat sahiplerinin, haksızların tahammül etmeyecekleri bir durumdu.

Aradan ne kadar zaman geçmiş olursa olsun, On iki İmamların insanlığa yol göstericiliği devam ettiğidir. Zaten On iki İmamların batinen 'zaman ve mekan' sorunu yoktur. Onlar her daim, her yerde hazır ve nazırdırlar. Gerçeği görüp anlamak için onların tarihteki zorluklarını iyi kavramak gerekiyor.

Kalplerinde ve ruhlarında kini-kibri; bencilliği atamayanlar; kendilerini dünyanın zevkleri ile kandıranlar; tarihi kendi yaşamları ile başlatıp, kendi yaşam süreleri ile hesaplayanlar için ise; arkalarında bıraktıkları kirli miras insanlık alemi için utanç vericidir. Bütün bunlara rağmen her halukarda On iki İmamların düşünce mayası ile yoğrulan, insanları doğruya davet etmeyi günümüzde de sürdürüyorlar.

 

İmam Rıza'dan günümüze kadar aktarılan önemli sözler:

 1.    Nimet sahibi olan kimse, ailesine huzurlu bir geçim sağlamalıdır.

2.    Adil insan, sahip olduklarından gaflete düşmeyen kimsedir.

3.    Sözünü ettiğin kimse, hazırsa künyesini, hazır değilse ismini zikret.

4.    Herkesin dostu aklıdır. Cehalet de düşmanıdır.

5.    Güçsüze yardım etmek, en iyi sadakadır.

 

Ta ezelden yarin yüzüne bakıp

Cemali didarı gören ağlar mı

Yetişip mürşidin eteğin tutup

Özünden benliği ayıran ağlar mı

 

Ali'ye Muhammed geldi

Hatice Fatma o ehli cana

Birleyip özünü ulu meydana

Anlayıp zatını bilen ağlar mı

 

Sahip zaman yakın yola gelirse

Hasan’la Hüseyin’in ahin alırsa

Erenler deminden her ne gelirse

Ere erip Hakk’ı gören ağlar mı

 

Zeynel Abidin'in yüzünü görüp

Muhammed Bakır’In sırrına erip

Cafer-i Sadık’In darına durup

Burada ikrarın veren ağlar mı

 

Musa-i Kazım'ın Turuna uçup

İmamı Rıza'nın yurduna göçüp

Küfür köprüsünü ileri geçip İ

İman deryasına dalan ağlarmı

 

Taki, Naki, Asker'yi dost bilen

Hak Muhammed ile Mehdi'dir gelen

Her daim Kırklann cem’inde olan

Muhabbet tadını duyan ağlar mı

 

Teslim Abdal daim yüksek uçar mı

Erenler teslim olan kaçar mı

Dört kapıdan kırk makamdan geçer mi

Bir olup birliğe yeten ağlar mı

 

Teslim Abdal

 

copyright 2013.AVF Alevi Vakıfları Federasyonu. | literalwebdizayn

Paristan Bayan Giyim

Elazığ Oto Kiralama