En Büyük Tehlike ,En Yakın Olan Tehlikedir

En Büyük Tehlike ,En Yakın Olan Tehlikedir

Türkiye Cumhuriyetinin demokratik laik sosyal hukuk devleti yapısının geleceği ile ilgili duyulan endişe ve korkularda genellikle benzer saptamaları yapıyoruz.
Çözüm nedir sorusuna yanıt aramak yerine sorumlu ve suçlu bulmak konusunda da benzer saptamaları yapıyoruz. Genellikle de hedefte CHP oluyor.
Tartışmaların ve suçlamaların odağında ise önümüzdeki Cumhurbaşkanlığı seçimi var.

Ortak aday Ekmelettin İhsanoğlu’nun aday olarak belirlenme yönteminden siyasi yapısına, doğduğu yerden dedesine ve AKP’nin bir oyunu olduğuna kadar birçok konuda tartışıyoruz.

Tartışanlar, genellikle Türkiye Cumhuriyetinin geleceği ile ilgili endişe ve korku duyanlar. İkilemde bırakılmaya isyan ediyorlar.

İkilemde kalmak doğru, ama “hangi adayla seçim kazanılabilir” sorusunun yanıtı da yok.

Bu seçim üç puanlık bir maç olsa, şerefli mağlubiyet avuntusunu dile getirelim ama bu seçim tekrarı olan bir maç da değil.

Türkiye Cumhuriyeti’nin, yani kendimizin geleceğine karar vereceğiz.

*****

Bugün Türkiye Cumhuriyeti’nin karşı karşıya olduğu tehlikeleri; kısa, orta ve uzun vadede değerlendirmemiz gerekiyor.

1. Kısa vadedeki tehlike: AKP’nin tek parti diktasından kişi (RTE) diktatörlüğüne geçiş sürecinin ilk adımı olan Cumhurbaşkanlığı seçimidir. Sonraki adım, 2015 genel seçimlerinde AKP’nin Anayasayı değiştirecek çoğunluğu elde edip yarı veya tam başkanlık sistemine geçişidir. Aradaki bu bir yıl içinde bakanlar kuruluna başkanlık yaparak yürütmeyi yönetecek olan RTE, genel seçime Cumhurbaşkanı kimliği ile katılarak AKP’nin çoğunluğu elde etmesi için çalışacaktır.

2. Orta vadedeki tehlike: Din, mezhep ve etnik yapılar üzerine yapılan siyaset sonucunda öne çıkan mezhep ve etnik kimliklerimizin siyaseten kurumsallaşmasıdır. Demokrasilerde olması gereken ekonomik ve sosyal sınıf bilinci ve kimliklerin (işçi, memur, çiftçi, esnaf, tüccar, doktor, mühendis, sanayici, işveren… vb) yerini dini, mezhepsel ve ırksal kimliklerin alması, toplumun bu kimlikler temelinde (Alevi – Sünni, Kürt- Türk –Laz – Çerkez… vb) kamplaşmasına ve çatışmasına neden olacaktır. (Bak, Irak, Suriye… vb) Siyaseti bu temelde yapan RTE’nin olası başkanlığı böylesi bir süreci hızlandıracaktır.

3. Uzun vadedeki tehlike: Sahip olduğumuz coğrafyaya egemen olma planlarıdır. Topraklarımızın jeopolitik konumu (üç ana kıtanın merkez ülkesi) nedeniyle dünyaya egemen olmak isteyenler öncelikle Boğazlara ve Anadolu’ya sahip olmak istemektedirler. Bir de güneyimizdeki Ortadoğu’nun üstü kutsal, altı petrol dolu toprakları ile Kafkasya ve Asya’daki enerji kaynaklarının varlığı da eklenince emperyalizmin ulusal birliğimizi yok ederek topraklarımıza egemen olma istekleri ve planları hiç bitmeyecektir.

Her üç vadedeki tehlikeler de merdivenin basamakları gibi birbiriyle bağlantılıdır.

*****
Bu tehlikelerle korku ve endişe içinde yaşamak istemiyorsak;

• Kısa vadede, tehlikeyi merdivenin ilk basamağında durdurmamız gerekmektedir.

• Orta vadede, siyasetin emek –sermaye zemininde ve sınıf temelinde yapılmasını istemek ve baskı yapmak zorundayız.

• Uzun vadede, kaynaklarımıza dayalı üretim yapan ekonomisi güçlü bir devlet, eğitim seviyesi yüksek bir ulus toplum olmak ve başkalarının planları ile değil kendi planlarımızla Türkiye’nin geleceğini tasarlayacak politikalarla yönetilmeliyiz.

Bu çözümlere ulaşabilmemiz için ilk görev, bugün tartışmaların odağında olan CHP’ne ve bu sonucu bir daha yaşamak istemeyen bizlere düşmektedir. 
Unutmayalım, en büyük tehlike, en yakın tehlikedir.

Cumhurriyet

Tevfik Kızgınkaya

 

 

http://www.avf.org.tr/ilan.asp?id=407

Kahramanmaraş'ın Göksun İlçesi Keklikoluk Köyü'nde, köyde düzenlenecek olan Keklikoluk Festivali öncesi Cem töreni yapıldı. Keklikoluk Cem ve Kültürevi'nde önceki akşam gerçekleşen Cem törenine katılım yoğundu. Cem'e katılarak ibadetlerini gerçekleştiren Alevi yurttaşlar, ettikleri dualarda Türkiye için ''Kutuplaşmanın olmadığı bir huzur ortamı'' dileklerine yer verdi. Cem'de Türkiye için birlik ve barış mesajı verildi. CHP Kahramanmaraş Milletvekili Durdu Özbolat da Cem törenine katıldı. Özbolat, tören boyunca Alevi Dedesi'nin yanında yer aldı. Törenin ardından kadınlar, yaptıkları lokmaları yurttaşlara dağıttı. Cem töreni öncesinde ise Cemevi Misafirhanesi'nin açılışı yapıldı. Mehmet Binboğa ve oğulları tarfından yaptırılan misafirhanenin açılışını gerçekleştiren Özbolat, köy muhtarına bir plaket verdi.

 'GÖRDÜNÜZ İŞTE, KÖTÜ BİR ŞEY VAR MI?'
Cem'e katılan bir kadın, Yurt ekibine daha önce Cem'e katılıp katılmadıklarını sordu. Kadın yurttaş, Alevilere yönelik nefret söylemlerine üzüldüğünü belirterek, ''Gördünüz işte, bizim Cem'imizde kötü bir şey var mı? Burada dualarımızı ediyor, ibadetimizi gerçekleştiriyoruz. Bizi kötü gösteriyorlar'' diyerek Yurt ekibine teşekkür etti.

 

Kaynak:Yurt
 

copyright 2013.AVF Alevi Vakıfları Federasyonu. | literalwebdizayn

Paristan Bayan Giyim

Elazığ Oto Kiralama