Büyüme de Yolun Sonu Mu?

 

Beklentilerin altında gerçekleşen 2014 ün ikinci çeyrek büyüme rakamları son günlerin en popüler faiz tartışmalarını yeniden başlatacak gibi. Aslında ne yerel ne de uluslararası düzeyde hiç kimse 2014 yılının büyüme için iyi bir yıl olmasını beklemiyordu. Zira dünya 2008 krizinin yol açtığı dünya değil artık. ABD ekonomisinde görülen  iyileşme emareleri FED politikalarında bir dönüşümün işaretlerini daha  2013 yılı içerisinde vermeye başlamıştı. Dahası 12 yıllık iktidarı sırasında AKP hükümetlerinin, konjokturde böyle bir değişimin gerçekleşmesi halinde hangi problemlerle karşı karşıya kalacakları ve buna uygun politikaların neler olacağı hususunda hazırlık yapmadığı da sıkça dile getirilen eleştirilerden biriydi.
İktidar kadroları uluslararası konjokturun değişmeyeceğini,mali anlamda genişleyici politikaların hep aynı düzeyde kalacağını düşünerek,ülkeyi ekonomideki bugünkü sonuçlara sürükleyen kendi kaynak kullanım tarzını oluşturmuştu. Bugün artık görünen o ki,hükümetin bu kaynak kullanım tercihlerine temel olan varsayımlar geçerliliğini yittirmiştir. Hatta bunun bir göstergesi,12 yıllık uygulamaların bizatihi başında olan bakanın ,kendi gözetiminde uygulanan bu politikalara bir muhalefet mensubu gibi eleştiriler yöneltmesidir.
Ekonomi yönetiminin başındaki bir bakanın bu görüşlerinin,hükümet kanadında nasıl algılandığını bilmek zor. Ancak ifade edilen görüşler doğru noktalara işaret etse de ,eleştiriyi yönelten kişinin bugünkü  istenmeyen durumun ortaya çıkmasında birinci dereceden sorumluluğu bulunanlardan biri olması, ister istemez eleştirilerdeki samimiyet konusunda şüphe oluşturmaktadır.
Son 12 yıldır uygulanan politikaların Türkiye ekonomisinde sürdürülebilirliği olan bir büyüme pratiğinin oluşmasına katkı sağlayan politikalar olmadığı bugün artık iyice anlaşılmıştır. Daha çok dış kaynak kullanımıyla tüketim ve refah artışını destekleyen; büyümeyi ise, ticarete-konu olmayan ve ağırlıklı olarak yerel ihtiyaçların giderilmesine yarayan iktisadi faaliyetlerin artışına dayandırmıştır. Artık ciddi oranda rekabet gücü azalmış ve dünya piyasalarında ticaret yapılabilirliğini yittirmiş bir üretimle,ağırlıklı olarak yerel ihtiyaçların karşılanmasına yönelen iktisadi faaliyetlerin arttırılabilmesinin imkanı kalmamıştır. Bu gerçek kısa dönemde görmezden gelinse de,orta ve uzun dönemde ekonoımiyi farklı mecburiyetlerle  karşı karşıya bırakarak büyüme performansında  düşüşlere yol açar.Tıpkı bugünlerde olduğu gibi.

Ömer Günçavdı 

copyright 2013.AVF Alevi Vakıfları Federasyonu. | literalwebdizayn

Paristan Bayan Giyim

Elazığ Oto Kiralama