Dünya'nın 17. Büyük Ekonomisi Olan Türkiye İnsani Gelişmenin Neresinde

Ekonomik kalkınma bireyin mutluluğunu arttırmadığı ölçüde sayıların soğuk yüzünden başka bir anlam içermiyor. Artan büyüme oranlarına rağmen gelir dağılımı bozuluyor, işsizlik ve yoksulluk dünya ölçeğinde hızla artıyor. Son 30-35 yıla damgasını vuran neo-liberal iktisat politikaları sosyal devletin araçlarını tahrip ediyor ve yoksullar bu süreçten son derece olumsuz etkileniyor. UNDP’nin  çok boyutlu yoksulluk endeksi  verileri, 91 gelişmekte olan ülkede 1,5 milyar civarındaki insanın sağlık, eğitim ve asgari  yaşama standartlarının altında yaşadığını ortaya koyuyor.

Dünyanın en büyük 17. Ekonomisi insani gelişme düzeyine göre 69. Sırada: Ekonomik kalkınma sosyal kalkınma ile desteklenmediği zaman insani olmaktan çıkıyor ve insanlara mutluluk sağlamıyor. UNDP’nin 2014 yılında hazırladığı insani Gelişme Raporu’na göre Türkiye 69. Sırada bulunuyor. Başka bir ifadeyle,  milli gelir büyüklüğü sıralamasına göre dünyanın en büyük 17. Ekonomisi olan  Türkiye, insani  gelişmişlik  söz konusu olduğunda  hızla irtifa kaybediyor v 69. Sıraya düşüyor. UNDP’ 1990 yılında iktisatçı Amartya Sen’den hareketle kalkınmanın insani yönünü öne çıkarıyor ve insani kalkınma endeksini  oluşturuyor. İnsani gelişmeyi nicel olarak ölçen ‘İnsani Gelişme Endeksi’ ülkelerin gelişmişlik düzeyini  ülkenin insanlara sağladığı sosyal gelişmişlik üzerinde yoğunlaşarak tanımlıyor. 1990 yılı için hazırlanan insani gelişme raporunda kalkınmanın temel amacının insanların uzun, sağlıklı ve yaratıcı bir yaşam sürdürmeleri olduğu belirtiliyor ve milli gelir ya da ekonomik büyümenin insana fayda sağlama amacını göz ardı ettiği belirtiliyor. Başka bir ifadeyle, UNDP bireyim yaşam kalitesininsadece ekonomik girdilerle sağlanamayacağını, sosyal  göstergelerin de  hesaba katılması gerektiğinden hareketle insani gelişmişlik endeksini hesaplıyor.

2014 yılında hazırlanan ve 2013 yılına ilişkin insani gelişme endeksini  gösteren tablo 1 incelendiğinde ilk 10 sıradaki ülkelerin gelişmiş ülke kategorisinde yer aldığı görünüyor.Türkiye ise 0,759 insani gelişme endeks değeri ile 69. Sırada bulunuyor. Dünyanın 17.büyük ekonomisi olan Türkiye’nin insani gelişmişlik sıralamasında 69. Sırada bulunması, ekonomideki   nicel gelişmenin nitel gelişme ile desteklenmediğini, artan ulusal gelire  rağmen eğitim, yaşam kalitesi, sağlık gibi temel konularda ülkemizin  oldukça yetersiz bir konumda bulunduğunu gösteriyor.

İnsani gelişme  endeks değerlerine göre Uruguay, Bahamalar, Karadağ, Belarus, Romanya ve Libya gibi ekonomik büyüklük açısından Türkiye ile kıyaslanmayacak küçük bir çok ülkenin  insani gelişme söz konusu olduğunda  Türkiye’den daha iyi bir noktada oldukları anlaşılıyor.

Türkiye’de Sosyal Harcamalar Son Derece Düşük
İnsani gelişmenin en temel bileşenlerini sosyal harcamalar oluşturuyor. Türkiye ile birlikte OECD ülkelerine ilişkin sosyal harcamaların ulusal gelir içerisindeki payı incelendiğinde;;

Türkiye’deki sosyal harcamaların son derece yetersiz kaldığı görülüyor. 2009 verileri göz önüne alındığında, Türkiye’de yapıulan sosyal harcamaların, ulusal gelir içerisindeki payının OECD ortalamasından 9.3 puan daha düşük gerçekleştiği anlaşılıyor. Hiç kuşkusuz bu tablo Türkiye’nin insani gelişmede  ve daha genel olarak sosyal kalkınmadaki yetersizliğini ortaya koyuyor.

Eğitim Harcamaları OECD ve AB Ortalamasını Altında (21)

Eğitim harcamaları, insani gelişmenin ve sosyal kalkınmanın en temel araçlarının başında geliyor. İyi yetişmiş, kalifiye iş gücü yapısı bir yandan ekonomik kalkındırmayı hızlandırırken  diğer yandan bireylerin  yaşam kalitesini yükseltiyor. OECD ülkelerinde kamu eğitim harcamalarının ulusal gelir içerisindeki  payına baktığımızda;

Türkiye %3,8 pay ile eğitime  en düşük kaynak ayıran  ülkelerin başında geliyor. Oysa kamunun ulusal gelirden eğitim harcamalarına ayırdığı kaynak OECD ortalamasında %5.6 oranında gerçekleşirken, Norveç’te %8,8 ve Danimarka’da %8.7 ile Türkiye’nin oldukça üzerinde bulunuyor. Türkiye henüz bir Japonya seviyesine ulaşamadığı için kamunun eğitim harcamalarına yönelik politikalarını  gözden geçirerek, eğitime özel bir önem vermesi ve iyi eğitilmiş bir insan profilinin yaratılması gerekiyor.

Sonuç olarak Türkiye’de devlet bireylerin en temel ihtiyaçlarını karşılamada yetersiz kalıyor. Yoksulluk ve yoksunluk duygusu içerisindeki bireyler enformel kanallarla savunma biçimlerine yöneliyor ve bu gelişme demokrasinin gelişme dinamiklerini tahrip ediyor. Gelinen bu noktada ekonomik kalkınma ile uyumlu bir sosyal kalkınma paradigmasını hayata geçirmek gerekiyor. Sosyal devletin araçlarına ve yeniden ve daha etkin bir şekilde işlerlik kazandırmak günümüzde daha da büyük önem taşıyor. İnsani gelişme için sağlık, eğitim ve sosyal  güvenlik gibi alanlarda cari devlet harcamalarını hızla arttırmak ve daha insani bir düzeni inşa etmek gerekiyor.

NOT:
Bu kısa makale içerisinde insani gelişmenin tüm öğeleri üzerinde durmak mümkün gözükmüyor. Orhan Bursalı’nın ‘’Hey Türkiye Nasılsın’’ isimli kitabında insani gelişme Türkiye ve dünya bağlamında  detaylı olarak inceleniyor ve son derece çarpıcı bulgular ortaya konuyor.

Bayram Ali Eşiyok

 

kaynak: Cumhurriye- Bilim Teknoloji Eki

copyright 2013.AVF Alevi Vakıfları Federasyonu. | literalwebdizayn

Paristan Bayan Giyim

Elazığ Oto Kiralama